Hacettepe Üniversitesi merkez kampusten başlayarak Abdiİpekçi Parkında devam eden eyleme Türkiye genelinden yaklaşık 1600 fizyoterapist, birçok hasta ve hasta yakını katıldı.
Her 100 kişiden 12’si engelli olan bir ülkede fizik tedavi hizmetlerine layık görülen bu yaklaşım, AB kapısında ki Türkiye’ye yakışmıyor. Hukuksuz ve gayri insani yaklaşımlar karşısında yıllardır susan ve sadece işini yapan fizyoterapistler artık yeter diyor.
Bıçak kemiğe dayandı. Dernek Başkanı Prof. Dr. Yavuz YAKUT’un yaptığı basın açıklamasında fizyoterapistlerin yasal eksiklikleri ve hasta mağduriyetleri açıklandı. Türkiye’de çalışan fizyoterapistler yaptıkları işlerin, mesleklerinin sorumluklarını istemektedirler. Bu durumun yarattığı mağduriyetler şunlardır:
* Hastalar fizik tedavi hizmetine ulaşamamakta, hastane kapılarında uzun kuyruklar oluşmaktadır.
* Hizmete ulaşamayan hastalar kalıcı sakatlıklar yaşamakta, bir ömür boyu ızdırap çekmektedirler.
* Devletimizin kaynakları israf edilmekte, hastalar tek işlemde fizyoterapiste ulaşacakken,arada yapılan ödemeler ve vakit kaybı ile devletimiz zarara uğratılmaktadır.
* Sağlık sistemi içinde hekimler hastalarını direk fizyoterapiste yönlendiremedikleri için sistem yavaşlamakta, hekimlerimizim iş yükü artmaktadır.
* Fizyoterapistler gördükleri teknisyen muamelesi nedeniyle özgürce bilim ve bilgi üretmekten alı konmaktadırlar.
* Eğitimsiz kişiler ve konuyla ilgili eğitim almamış pek çok farklı meslek grubu kendini fizyoterapist olarak tanıtmakta ve sahte fizyoterapi hizmeti sunarak halkımızı mağdur etmektedirler.
Avrupa’daki sağlık sistemleri incelendiğince, fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin sunumunu kolaylaştırmak, ekonomik ve hızlı kılmak için fizyoterapistlerin tüm sağlık branşları ile direk işbirliği içinde çalışabilmesine olanak sağlayan yasal düzenlemeler yapıldığı görülmektedir.
Üye olmak için kapısında beklediğimiz AB ülkeleri dahilinde, fizyoterapistlerin farklı branşlarla çalışamadığı tek ülke bugün maalesef Türkiye’dir. Türkiye fizik tedavi uygulamalarının yasal düzenlemeleri açısından AB liginde resmen küme düşmüştür. “Aşkın bile kanunu var bizim yok” diyen fizyoterapistler sağlık bakanlığından onaylı olan diplomalarını balonlara takarak gökyüzüne bırakıp, meslek kanunlarının çıkarılmasını talep ederek dağıldılar.